Bu Blogda Ara

Sayfalar

14 Mart 2020 Cumartesi

DÜNYA FELSEFE GÜNÜ


DÜNYA FELSEFE GÜNÜ
(20 Kasım)
Türkiye Felsefe Kurumu tarafından getirilen öneri sonucu UNESCO tarafından kabul edilen Dünya felsefe günü her yıl kasım ayının üçüncü Perşembe günü kutlanmaktadır. Bu önerinin ülkemiz tarafından dünya gündemine taşınması ayrı bir övünç kaynağımızdır. Ama en önemlisi dünya sorunlarına savaşarak değilde düşünerek çözüm bulma yönünde atılacak atımlara vesile olmak insanlık adına daha büyük bir övünç kaynağı olsa gerektir. 
1946 yılında resmen yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization: UNESCO), savaş ve çatışmaların ilk çıkış yerinin insan zihni olduğunu belirtir. Dünyamızdaki olumsuz gelişmelerin önce zihinlerde başlaması nedeniyle, UNESCO'nun birtakım ilkeleri yaygınlaştırmayı amaçladığını görüyoruz. UNESCO Eski Genel Direktörü Federico Mayor, 17 Aralık 1996'da ''UNESCO için Felsefi Ufuklar'' konulu toplantıda yaptığı konuşmada, UNESCO'nun özel olduğunu, çünkü kuruluşundan beri hep felsefe eğitiminin önemini bildiğini vurgulayarak şunları dile getirmektedir:
''İleri teknoloji ile aç çocukların hala yan yana bulunduğu, sürekli olarak yeni ve çok defa önceden kestirilemeyen ilerlemelere tanıklık ettiğimiz bir dünyada, kişisel özerkliğe, düşünce özgürlüğüne ve etik yargıda bulunmaya gitgide daha çok önem vermeliyiz. İşte bu bakımdan felsefe eğitimi açıkça yirmibirinci yüzyılın anahtarlarından biridir.''
UNESCO, felsefî bilinci yaygınlaştırmak amacıyla 18 Kasım gününü Dünya Felsefe Günü olarak ilân etmiştir. Gün dolayısıyla, ülkemizde çeşitli kurum ve okullarda günün anlam ve önemini belirten açıklamalara yer verilmesi insanlık ve dünyamızın geleceği açısından sevinilecek bir gelişmedir.
Felsefe bize ezbere kaçmadan insanca yaşamak için düşünmeyi daha önemlisi doğru düşünmeyi öğreten temel bilimdir. Eğer insanoğlu bir eylemi yapmadan önce mantıklı bir düşünce ile hareket etmeyi öğrenirse mutlaka doğabilecek birçok sorun doğmadan ortadan kalkabilecektir. Bunu sağlayabilecek en büyük kaynak ta felsefe olduğunu bilmeliyiz.
Savaşların, çatışmaların bitmek bilmediği ve savaş tacirlerinin her türlü yolu ve yöntemi kullanmaktan çekinmedikleri günümüz dünyasında, barış, özgürlük, insan hakları, insan onuru, insanın değeri, eşitlik, adalet vb. kavramların ve değerlerin savunulmasında ve insan eylemlerinin ilkelerini ve ereklerini oluşturmasında, felsefenin temellendiriciliği ve aydınlatıcılığı büyük önem taşımaktadır. Günümüzün sorunları karşısında, bilim insanları ve sanatçılar kadar felsefecilerin/filozofların sorumlulukları da büyümektedir. Çünkü bu dünyanın daha iyi, daha insancıl bir dünyaya dönüştürülmesinde ve uygarlık maskesiyle gizlenmeye çalışılan modern barbarlıklara başkaldırmada felsefenin işlevi yaşamsal bir önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki, felsefe insanlık ve uygarlık tarihinde önemli bir tarihsel güçtür.
Dünya Felsefe Günü, dünya sorunlarına felsefe ile bakma bilincinin yaygınlaştırılmasında önemli bir işlev oluşturacaktır. Böyle bir günün saptanmasında, Uluslararası Felsefe Kurumları Federasyonu'nun çok değerli çabaları olmuştur. Türkiye Felsefe Kurumu sözü edilen federasyonun aktif bir üyesidir. Dolayısıyla Kurum sivil toplum kuruluşu olarak, gerek ülkemizde gerekse dünyada felsefe ve insan haklarının bilincinin yaygınlaştırılmasında önemli sorumluluklar üstlenmiştir.
Dünya felsefe günü nedeniyle, felsefenin gündeme gelmesi felsefenin öneminin vurgulanması felsefe ile ilgili cevaplar bulunması her yönüyle faydalı olacaktır.   
UNESCO DÜNYA FELSEFE GÜNÜ
Günümüzde felsefe eğitimi görmenin her insan için bir hak olduğu çağdaş filozoflarca  öne sürülüyor. Boston'da  yapılan 20. Dünya Felsefe Kongresi'ne konu başlığı olarak " İnsanlığın Eğitiminde Felsefe” , İstanbul’da bu yıl yapılan 21. Dünya Felsefe Kongresi’ne “ Dünya Problemleri Karşısında Felsefe” adının verilmesinin ve bu başlıkla ilgili konuların ağırlık kazanmasının nedenlerine dikkat etmek gerekir.
Küreselleşen dünyamızda, verili bir değerler sistemi içine doğan, büyük ölçüde onun tarafından belirlenen kişinin, verileni  eleştiri süzgecinden geçirebilen, olanı biteni düşünme ve değerlendirme konusu yapabilen biri olabilmesi, nitelikli bir felsefe eğitimine bağlıdır. 1995 de Paris'te  UNESCO tarafından düzenlenen “Dünyada Felsefe ve Demokrasi” konusundaki uluslararası toplantının sonuç bildirgesi, toplantıya katılan tüm ülkelerin imzasıyla uluslararası toplumun  felsefe eğitiminin yaygınlaştırılması konusundaki kararlılığının önemli bir göstergesi olmuştur. Seminerde, demokrasi ile felsefe eğitimi arasında sıkı bir bağ olduğu, her yaştan çocuklar ve gençler arasında felsefeye ilginin arttırılmasına yönelik çabaların desteklenmesi gerektiği dile getirilmiştir.  Bu kararlılığın bir sonucu olarak “Dünya Felsefe Günü” kutlamaları üç yıldır dünyaca kutlanıyor. Bu yıl 17 Kasım 2005 Perşembe günü böyle bir kutlamayı gerçekleştiriyoruz.
UNESCO’dan gelen çağrı yazısının   önsözü şöyle diyor:
UNESCO neden  “Felsefe Günü”nü kutluyor, felsefeye neden  yer ve zaman ayrılıyor? Çünkü  felsefe her şeyin üstünde olan bir düşünme süreci, düşünce özgürlüğü ve özgür bir zihin alıştırmasıdır. Çünkü felsefe,  bütün diğer disiplinlerin kalbindeki itici güçtür.  Zorbalığa karşı koruyan eleştirinin en temel öğesidir. O, aklın kendi kendisinin efendisi kalmasını sağlar, böylelikle otoritenin kör ve her türlü temelsiz tezlerinin çürütülmesine olanak sağlar.
Felsefi düşünceyi geniş kitlelere açmak, felsefeyi özel bir  merak ve ilgi  konusu yapmaktan çıkararak  istenilen bir konu haline getirmek  başlıca amacımızdır. 21 Kasım 2002’yi 1. UNESCO günü ilan edişimizin nedeni budur.

Bilgi sevgisiyle bir araya gelen öğrenciler, öğretmenler ve akademisyenler için UNESCO’nun çatısı altında toplanmaktan daha iyi bir şey düşünebiliyor musunuz? Bu  belgede, her yıl başarıyla kutlayacağınızı umduğumuz bu gün için planlanan etkinlikler özetlenmiştir. Gelecek yıllarda UNESCO’yu bir felsefe forumu, özgür konuşma yeri haline getirmek Felsefe  ve İnsan Bilimleri Biriminin amacıdır.”
Türkiye Felsefe Kurumunun,  1993 yılında kurduğu "Çocuklar İçin Felsefe Birimi”,  ülkemizin  bu konudaki duyarlılığını gösteren önemli bir adımdır.  Felsefe eğitiminin  gençlerin çoğu için yalnızca lise son sınıfta başlayıp  bitmesi ve üstelik son sınıf olmanın getirdiği üniversite sınavları stresi dolayısıyla daha da yetersiz kalması başka çözüm arayışlarını gerektirmiştir. Çözüm olarak ders sınırlarını aşan eğitsel çalışmalar yaparak bu açığın kapatılması hedeflenmiştir.
Türkiye Felsefe Kurumu, UNESCO’nun bu amaçlarını her ülkeden önce hayata geçirmiştir.
Türkiye Felsefe Kurumu, 1993 yılından bu yana her yıl lise düzeyindeki Uluslararası Felsefe Olimpiyatlarına öğrencilerimizin katılmasını sağlamakta ve 1996 yılından bu yana bu yarışmaların Ulusal bölümünü meydana getiren Türkiye Felsefe Olimpiyatlarını, Milli Eğitim Bakanlığı onayı ve desteğiyle sürdürmektedir. Öğrencilerimiz şimdiye kadar bu yarışmalarda birincilik, üçüncülük, beşincilik  gibi çok iyi dereceler almışlardır. Kolaylıkla tahmin edileceği gibi bu derecelerin yalnızca liselerdeki felsefe derslerinin katkılarına rıza göstererek alınması mümkün değildi. Bu pratik kaygı, okullarda felsefe kollarının kurulmasını bir gereklilik haline getirdi. Ancak başlangıçta olimpiyata hazırlanmak için başlayan bu girişim, zaman içinde bu hazırlığın yanında öğrencilerin girdiği bir arayışın ürünü olarak felsefe öğretmenlerimizin de desteğiyle  felsefenin kendisi için yapılır hale gelmesini sağlamıştır. 
Nuran Direk –Türkiye Felsefe Kurumu Çocuklar İçin Felsefe Birimi Başkanı
 




DÜNYA FELSEFE GÜNÜ

DÜNYA FELSEFE GÜNÜ (20 Kasım) Türkiye Felsefe Kurumu tarafından getirilen öneri sonucu UNESCO tarafından kabul edilen Dünya felsefe gü...